Orijinalini görmek için tıklayınız : Sinan Çetin, Mutlu Ol! Bu bir emirdir.
http://www.dailymotion.com/video/x83sys_mutlu-ol-bu-bir-emirdir_shortfilms
Eleştiri ve mizahın harmanlanıp bizlere sunulduğu bu kısa film, Sinan Çetin farkıyla daha lezzetli oluyor.
Dayatma ve doğru arasındaki ilişkiyi belirleyen nokta, tercihlerimizdir.Üstelik kimse doğulu iken batılı, batılı iken doğulu olmak zorunda değildir...Aslında önemli olan içi-dışı bir olmaktır.
Paylaşmak istedim....
Eleştirilen hükümettin başında Atatürk bulunuyor ve de tarihte genel geçer bir kural vardır bugünün koşullarıyla geçmişi sorgulayamazsın.
Siyasi içerik taşıdığından ötürü kilitliyorum.
Toruk Macto
09-03-2010, 10:29
Bumudur yani eleştirdiğiniz şey.. ayıp yaw.. Şu ülkeyi kurtartmış, şuan ayaklarımızın üstünde durabildiğimiz kendi özgürlüklerimizi bize verenlerin zamanlarını sorgulayacak hale bile gelmişiz..Hiç düşünmeyiz ama dimi neden çağdaş olmamız istenmiş, kahretsin neden inkilaplar yapılmış ki.Neden şapka takılmış, neden batılı ülkelerden medeniyeti almışız, neden isveçten medeni kanunu almışız, erkek kadın eşit olmasaymış dimi, neden saatlerü düzenlemişiz batıya göre umrumuzda olmasymış ticaretimiz olmasaymış dimi, tüh ya ırak gibi olsaymışız
Mutlu olun çok güzel yoldayız..
“ne yazık ki benim sözlerimi yanlış anladılar. şu okunan ne güzel bir eser. ben zevkle dinledim. sizlerde öyle. ama bir avrupalıya bu eseri böyle okuyup zevk vermeye imkân var mı? ben demek istedim ki, bizim seve seve dinlediğimiz türk bestelerini onlara da dinletmek çaresi bulunsun. onların tekniği, onların ilmiyle onların sazları, onların orkestraları ile çaresi her ne ise, mesela ruslar ne yapmışlarsa. bizde türk musikisini milletlerarası bir sanat haline getirelim.Türk’ün nağmelerini kaldırıp atalım da sadece batı milletlerinin hazırdan musikisini alıp kendimize mal edelim, yalnız onları dinleyelim demedim. yanlış anladılar sözlerimi, ortalığı öyle bir velveleye verdiler ki bende bir daha lafını edemez oldum.”
Mustafa Kemal ATATÜRK
(vasfi rıza zobu ile hatıralardan)
Musiki devriminin amacınıda heralde yine ATÜTÜRK en iyi şekilde açıklmaış.Zaten kısa süre sonrada kendisininde hazla dinlediği alaturka müziğe geri dönüş yapıyor.
alaturka musikinin radyo ve gazinolarda yasaklanmasından sonra, münir nurettin, hafız burhan ve safiye ayla gibi şarkıcılar tango söylemeye başladılar. her birinin 78 devirlik tango plâkları dahi çıkmıştı. fakat, bir akşam atatürk'ün canı türk musikisi istiyor. o zaman ankara'da musikişinas ve bestekâr dr. sıtkı falay ve tamburi osman pehlivan var. "hadi!" diyor atatürk "onlara gidelim!".
gece 22:00 sularında dr. sıtkı falay’ın evine gidiliyor. sıtkı beyin udu, osman pehlivan'ın tamburu ve sıtkı beyin eşi vasfiye hanımın güzel sesi eşliğinde, rumeli türküleri de araya girerek, coşkulu bir alaturka müzik ziyafeti veriliyor. atatürk, "bir daha! bir daha!" diyerek tekrarlatınca, osman pehlivan'ın "paşam siz emredince dinliyorsunuz, ama bunları dinlemek isteyen binlerce insan var! "yakınmasına," doğru söylersin osman!" karşılığını veriyor." hemen radyo evine gidin ve fasıl yapın!" diye ekliyor.
...
Neyse sanırım Atatürk'ün de neden yasak getirmek istediğinide özetlemiş olmuşuzdur.
vBulletin v4.1.12, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.